27 Kasım 2017 Pazartesi

Beyaz Bir Sayfasın Sen

Önümde ılan beyaz sayfasın sen
Öylece girmişsin odama
Koymuşlar masamın üzerine
Oku demişler de,
Öyle aydınlıksın ki
Okuyamıyorum
Önümde ılan beyaz bir sayfasın sen
Yazmak istiyorum
Kendimden bir şeyler katmak istiyorum sana
Alıyorum kalemlerimi elime
Koyuyorum yüreğimi önüme
Düşünmüyorum
Önümde ılan beyaz bir sayfasın sen
Mümkün olduğunca güzel olanı katmak istiyorum
Belki de ilk defa bu kadar özeniyorum
Gel demek istiyorum sana
Gel beraber bulalım eksik parçalarımızı
Uzak diyarlarda
Bir daha yarım olmayalım demek istiyorum
Tüm bunları sana demeden anlaşabilmek istiyorum
Hiç süs karıştırmayalım istiyorum sayfalarımıza
Öylesine yalın
Yorulmadan,yıpranmadan,yeniden güçlenene dek
Birbirimizde dinlenelim istiyorum
Önümüzde ılan beyaz sayfalarımız olalım istiyorum
Kapaklarımız siyah olsa da
Bizim şiirlerimizin sonu olmasınistiyorum
Seni,sendeki beni,beni,bendeki seni çok seviyorum.

Devamını oku...

5 Kasım 2017 Pazar

Önce Kendini Tanı

Uzun uzun uzun yıllardır okuyorum, Allah kısmet ederse daha çok uzun yıllar da okuyacağım. İnsan hep ilgi alanım oldu, gerek mükemmel tarafları gerek türlü acizlikleriyle. Kendini anlama macerası ile başladı her şey. İlk gençliğin hassasiyetine karşı bir korunma isteğiydi önceliğim. Onca zayıflık ve acıya karşı geliştirebildiğim en güçlü silahlarımdı edindiğim bilgiler. Kendimi keşifle başlayan yolculuk diğerlerini anlamaya çalışmakla devam etti sonradan. Yaptığım iş türlü insanla kesiştirdi yolumu. Her birinde bu sefer şaşırmayacağım yanılgısı içine girdim. Ama çoğu zaman yanıldım. Yanıldım, yanıldık, kabul edelim. Bunca yıllık eğitim ve bunca yıllık tecrübeden sonra diyorum ve diyeceğim; hiçbiriniz bir diğerini tam anlamıyla tanıyamazsınız. Gizli saklı gözlemleriniz buna yetmez. Kendi yaşanmışlıklarınızla, kısıtlı algılarınızla bunu yapamazsınız. Öylesine bir zaman diliminde, o kişinin şartlarından habersiz, tek bir davranışı ile onu etiketleyemezsiniz. He bu arada onu bunu şu bu olmakla etiketlemeye çalışırken kendinizi ihmal ediyorsunuz. Böylelikle ne istediğini bilmeyen, mutsuzluğunun bedelini başkalarından çıkaran insanlar oluyorsunuz. Siz iyisi mi başkalarını anlamadan önce kendinizi anlayın, çünkü bunu yapabildiğinizde diğerlerini de anlayacaksınız. Sevgiler
Devamını oku...

20 Ekim 2017 Cuma

Nedensizlikler






Olmalıydı, mutlaka her şeyin bir nedeni olmalıydı. Buna inancımız yüzünden hiçbir şeyin mantığımızın sınırları dışına çıkmasına izin vermezdik. Ve en hüzünlü anlarımızın altında nedenini anlayamadığımız olaylar saklıydı. Uzun yılların ardından başkalarının hayatlarına yaptığımız gözlemlerde de nedensizliği gördüğümüzde düğüm çözülmeye başlardı. O zaman nedenini asla anlayamayacağımız yaşanmışlıkları kabul etme olgunluğunu deneyimler, anlamsızlığı göz yaşımızla kutsardık. Sorun çözemediğimiz nedenler değildi, sorun kabullenemeyişte saklı olan yanlış tepkilerimizdeydi. Red etmek yerine uyum sağlamak ve zamanı geldiğinde var olan her neyse vedalaşmak. Kişi hatıralarından da özür dilemeyi bilmeliydi, özür dileyen hatıraları affetmeyi de, nedenleri olsun olmasın.
Devamını oku...

9 Eylül 2017 Cumartesi

KILICINI SALLA YELDEĞİRMENİNE

Bil ama bildiğini fark ettirme Gör ama gördüğünü anlamasınlar Kocaman bir zihnin içinde minicik kal Onlara hizmet ettiğini sandıklarında bile Tek efendin insanlığın olsun Umudun belki bir şeyleri değiştirebilirsin derken Kocaman bir oyunun içinde olduğunu hep bil Gücünü her topladığında giy kostümünü Her dağıldığında saklan tüneline Bir yandan kabullen gerçek dediklerini Bir yandan kılıcını salla yel değirmenine.

Devamını oku...

DENİZ

Deniz nedir bilir misin Neden bu kadar çok sevilir Neden bunca özlenir Sesi, kokusu, onu seyretmesi Hatta onun olmadığı yerde yaşayamam dedirtmesi Deniz özgürlük hissinin yaşam bulmuş halidir Bir bedene sıkışmış bir ruh parçasının bütüne olan özlemidir Bir dalgasının bir köpüğünde gördüğün Anlatılamazki yaşanır hikayesidir Deniz yaşayamamışlıklarının Eksik parçalarının resmidir aslında Bu yüzdendir yanında olsan bile özlemelerin Olmak istediğin ama olamadığındır deniz Saatlerce seyretsen de Derin nefeslerle kokusunu çeksen de Kulaçlarınla onu sarıp sarmalasan da Yanında olmana rağmen o olamamak Huzurlu bir hüzündür ruhunda deniz.
Devamını oku...

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Abra Kadabra

Suratını hemen asma ama. O kadar da zor değil aslında. Belki biraz esrarengiz, belki biraz zıtlıklar içinde. Tüm karışıklığın içine saklanan garip bir sadelikte. Tüm ağırlığı yaratan düşüncelerin. Ama sen düşüncelerin değilsin. Düşüncelerinin üzerine çıkıp az uzaklaştın mı, kendinle başa başa kalmayı başarabiliyorsun. Nefesinle, bedeninle, gördüğün duyduğun tüm güzelliklerin hissettirdikleriyle. Beklentilerin yabancılaşıyor, üzüntülerin bir değeri kalmıyor. Sonra dinçleşiyor insan, sıra krizi fırsata çevirmeye geliyor. Düşüncelerin karamsar duygulardan sıyrılınca zihnin parlıyor yeniden. Güçleniyorsun, heybetleniyorsun, daha kara oluyor gözlerin. Ne şansı suçluyorsun ne de kaderi. Ben seçtim, ben yanıldım, hatalıydım diyorsun. İşte o mucize kelime bir abra kadabra etkisi oluyor yaşamına. Sonra topluyorsun üstünü başını, tazeliyorsun makyajını, yeniden hazırlıyorsun bavullarını. Yeni yollara, yeni mekanlara, yeni insanlara şimdi diyorsun, topluyorsun eteklerini yeniden koşuyorsun. Çünkü biliyorsun o bir yumruk büyüklüğündeki kalbinin dünyalara sığmayan bir amacı ve ruhunun o koca amaca sevdalanan inancı var. 
Devamını oku...